Tuesday, 31 July 2012

BİR KAÇ KONU





Yazilacak cok konu olmasina ragmen, yaklasan Turkiye seyahatim ve diger nedenlerle sadece bir-kac konuya ve mumkun oldugu kadar kisaca deginmek istiyorum (meshur son sozler!) .
TÜRKİYEDE STRATEJİK ÖNEMİ OLAN HİÇ Mİ BİR ŞEY YOK?
Ben konusmalarimda bazen, AKP’nin ozellestirme yoluyla yabancilara sattigi (“yolsuzluk larin” olup olmadigi konusunda hic deginmeyecegim) ulkenin varliklari miktarinin cok yuksek oldugunu konusunda bazen su espiriyi yaparim; “Geriye artik kala kala sadece ‘kultursel mirasimizi’ temsilTopkapi ve diger muzelerdeki eserler kaldi. Satilma sirasi simdi onlarda”.
ABD’nin dunyanin en capitalist ulkesi oldugu tartisma goturmez degil mi? Buna ragmen, size 2 ornek vermek istiyorum:
1. 4-5 yil once Çin ABD’nin cok sayili petrol sirketlerinden sadece birisini (ustelik nispeten kucuk olan bir sirketi)satin almaya kalktiginda (Unocal sirketi), kongre “petrolun, bizim icin stratejik onemi var” diye satisa izin vermedi. Çin, bu konuyu mahkemeye goturup, belki de kongre kararini geri cevirebilirdi (gunun sonunda ‘kapitalist’ bir ulke oldugu icin mahkemeler ‘ sen devlet ya da meclis olarak alis-verise, piyasalara karisamazsin’ diyebilirdi). Çin konunun ABD halki gozunde olumsuz karsilanabilecegi Çin icin kotu bir imaj yaratabilecegini dusundugu icin konudan vaz gectigini beyan etti.
2. Korfez emirliklerinden birisi (Katar? Dubai?, unuttum), ABD’nin dogu yakasindaki 4 limanin 50 ya da 100 yil surely olarak isletme hakkini satin almak istedi (yani mulku bile degil, isletme hakkini). Kongre, yine stratejik nedenlerle karsi oldugunu soyledi, ve Emirlik Çin gibi, mahkeme falan yoluna gitmeden vazgectigini ilan etti.
Tabii, biz o kadar stratejik onemi olan fabrikalarin, vs. satilmasina (hatta bazi durumlarda “çar-çur) edilmesinden rahatsizlik duymadik. Listede tabii kopruler, karayollari, bir ulkenin “ulkeligi” ile yani, bagimsizligiyla bagdasmayacak, neler, neler var. AMA ARTIK BIR KONUDA, HERHANGI BIR KONUDA, “YOK ARTIK BU NOKTAYI ASAMAZSIZ” denilmesi gerekmez mi? Okudugumda inanamadim: Eskiden 2.5 hektari gecemeyen yabancilarin Turkiyedeki arazi satin alimi, simdi 30 hektara yukseltildi; ustelik Bakanlar Kurulu karariyla, bu 2 katina cikarilabilecek. Bir de eger SINIR denebilirse, su SINIR var: “Ozel mulkiyete konualanlarda ilce yuzolcumunun ‘nunu gecemeyecek” mis.
Bazilari, bunu dogru olmadigini, referanduma konulamasini soyluyor. YA REFARANDUMLUK KONULAR VAR. AMA BAZI KONULARIN REFERANDUM OLMA HAKKI BILE OLAMAZ! “Ben atalarimizin kan vererek kazandiklari bu topraklari…” edebiyatina girmeyecegim, ama girenlere de sempatimin oldugunu bilmenizi isterim.
Biliyorsunuz, sorumsuz buyume sonucu (daha 1 ay once, %8.5 buyuduk, dunyanin en hizli buyuyen ikinci buyuk ilcesiyis diye, hukumet, is dunyasi, tum is dunyasi kuruluslari sokaklarda dans ediyor, halay cekiyordu. Kimse, benim gibilerinin yillardir nefeslerini tuketmesine ragmen “bu sagliksiz buyume, bunun maliyeti cari acik. Hadi bir muddet cari acigi idare edebilirsin, ama bir nokta gelir, artik dunya sana para vermez bu buyumenin yarattigi acigi karsilaman icin”. Demiyordu. Biliyorsunuz artik o noktaya geldik. Daha once satirbaslarini sizinle paylastigim gibi Dunya’da yayinlanacagini sandigim, 2-3 parcali detayli yazimda, soyledigim gibi, artik eskiden sikayet ettigimiz “sicak para” bile miniskul halde. Simdi, Ocak’ta acigin E’ini, son 8 ayda ise 4 kadarini birikmis reservlerimizi eriterek karsiladik sık sık (en son gecen Cuma aksami bir toplantida) tekrarladigim gibi ve asagidaki diger konuda kisaca bahsedecegim gibi, dis finansman konusu ekonominin en onemli kirilganlik noktasini temsil ediyor.
Finansman bulma konusunda “Belki de Hükümetin bir B plani” olbilecegini dusunuyordum. Evet, simdi biliyoruz ki varmis: artik fabrikalari vs. bir yana birak, ÜLKENİN KENDİSİ SATILIK!
Çok enteresan: Hem “cok hizli buyuyen ulkeyim” deyip halkdan cok yuksek puan toplayacaksin, hem bu buyume nedeniyle, zarar edeceksin, yani gunun sonunda bu zarar (cari acik), tabii halka yuklenecek, hem de BAK DİŞ FİNANSMAN KONUSUNDA DAR BOĞAZA GİRDİK, AMA BEN ÇÖZÜM BULDUM, SENIN ZATEN O ARAZIYE İHTİYACIN YOK diyeceksin. ARTIK PES. Şu, bu gibi önemli konularda, muhalefet partileri gurultu yapiyor itiraz ediyor, bazen medya bile buna katiliyor, Halk sokaklara dokuluyor: BUNDAN DAHA ÖNREMLI KONU OLABILIR Mİ BİLMIYORUM? NİÇİN SOKAKLAR BOŞ.
İRONİYE BAKIN: BİR TARAFTA VATAN BÜTÜNDÜR, BÖLÜMENEZ DEYIP, BİNLERCE VATANDAŞ DAĞLARDA HAYATLARİNİ KAYBEDECEK, DİĞER TARAFTA, HEMEN DÖNÜP KAYBETMEK İSTEMEDİĞİN BU TOPRAKLARI SATACAKSIN!
TÜRKİYENIN NOTUNUN DÜŞÜRÜLMESİ:
Önce şirketleriçin dogru oldugunu kesin bildigim, ulkeler icinde dogru oldugunu sandigim su gercegi paylasayim: Bu rating sirketlerinin hizmetleri icin kim para oduyor biliyormusunuz, borclarina kredi notu verilen sirketler (dedigim gibi cok buyuk ihtimalle ulke kredi notu bahis konusu oldugunda da kredi notu verilen ulkeler). Yani, bu sirketler, bagimsiz olmasa, sirketleri (ulkeleri kizdirmamak) icin yuksek not vermeleri lazim. Vermiyorlarsa, bir nedenleri var. Ben yanilmiyorlar hic demiyorum, ama bile bile, not kirip, artirmiyorlar. Yani, Başbakan’ın söyledigi, kararın “ideolojik” olduguna inanmak guc.
S&P Türkiyenin notunu “positif”den “durağana” çevirdi. Notu degistirmedi: Not hala BB. Bir de su nu bilmekte fayda var. Kredi notlari AAA’dan baslar, + ve eksileri de vardir notlarin. Bir sinir vardir bu notlarda o sinirin kuzeyi “yatirima deger”, guneyi ise degisik derecede olarak “yatirima degmez” olarak siniflandirilir. Bu sinir BBB. Yani Turkiyenin 2 derece yukselmesi gerekiyo, “yatirima deger” olmasi icin (BB’den BB+, BB+’dan BBB’ye). S&P’nin karari (Bir baska rating şirketi, Fitch, gecen Kasim’da zaten Turkiyenin görümünü “positif”den “durulgan”a cevirmisti). S&P’nin karari, bu sirketin Turkiyenin notunu en az 12 ay yukari istikamette degistirmeyecegi anlamina da geliyor.
Hic bir ulke bilmiyorum, Basbakanin dan tutun Spor Bakanina kadar, boyle bir karardan alinsin, bunu boylesine bir “milliyetcilik konusu yapsin. 1-2 secme soz yoneticilerden ve benim tepkim:
Şimşek: “Kimse bu kuruluslari kaale almiyor”. Eh, o zaman siz neden bu beyanati vermek zorunlugunu hissediyorsunuz. Sadece siz degil, Basbakan, Çaglayan, hatta ekonomi bilgisi cok derin olmasi gereken Spor Bakani Suat Kılıç bile gocunmus bu karardan.
Bakan Çağlayan: Soylemis oldugu cok sey var, ama ben sadece birisini dile getirecegim: “”Türkiye 2012 yilinin Mart ayinda 89 yillik Cumhuriyet tarihinin en buyuk ihracatini gerceklestirmistir. Bilhassa 2011 yilinda Cumhuriyet tarihinin rekoru kirildi”. Artik biktim. Dogrudan yatirimlardan da sadece giristen bahsedip, cikislari hesaba katmiyor bu bakan, vs. vs. Bundan sonra ben soylemeyecegim biriniz gonullu olarak bu gorevi ustlensin:
“Ya, S&P’nin kararinin bir nedeni cari acik (simdi bilhassa bunun finansmani). Bildiginiz gibi cari acigin diyelim

No comments:

Post a Comment