Monday, 5 August 2013

BÜYÜME POLİTİKASI: FİNANSMANI, KALİTESİ, HIZI, VE SÜRDÜRÜLEBİRLİĞİ

Prof. Dr. Vefa Tarhan


Türkiye’de tüm ekonomik yöneticilerin, hatta iş dünyasının ülkenin geçmişteki yüksek büyüme hızı ile iftihar ettiklerini biliyoruz. Ancak, Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olan ve cari fazla yaratan Çin’in performansının tersine Türkiye’nin yüksek büyüme hızı cari fazla yerine cari açık yaratan bir nitelikte olduğu için, hem sürdürülemeyecek bir büyüme politikasını hem de yüksek dış finansman ihtiyacı yaratmakta olduğu için, sağlıklı bir durumu temsil etmiyor.

Bu yazı büyüme – finansman ihtiyacı konusunu hem makro ekonomik hem de kurumsal finansman perspektifi ile inceliyor. Bu analiz, büyüme politikasının sadece şirket satışlarını ya da ekonominin üretimini artırmasına odaklanamayacağını, aynı zamanda bu artışın nasıl finanse edileceğinin de belirlenmesi gerektiği gerçeğini gösteriyor. Şirket yöneticilerinin sadece satışlarını nasıl artırabileceklerine karar vermeleri yeterli olmaz; yöneticilerin aynı zamanda söz konusu satış artışı için gereken finansmanı bulup bulamayacaklarını ve ne gibi finansman kaynaklarını kullanacaklarını da sorgulamaları da gerekir.  Aynı şekilde, ekonomik yöneticiler GSYH’yı belli bir oranda artırmalarının mümkün olup olmadığını incelemekle yetinemez; bu yöneticilerin aynı zamanda GSYH’deki artış için gereken finansman ihtiyacının miktarının ve kaynaklarının ne olacağını da plânlamaları da gerekir.

Büyüme politikasına 2 yönlü yaklaşım

Büyüme-finansman ihtiyacı konusu iki alternatif yönlü yaklaşımla incelenebilir: 1. Önce büyüme hızı konusunda bir seçim yapılır, sonra seçilen alternatifin ne miktarda ek finansman ihtiyacı yaratacağı hesaplanır ve bu finansmanın kaynakları belirlenir.  2. Alternatif olarak, da konuya bulunabilecek finansmanla başlayıp, söz konusu finansmanın ne gibi bir büyüme hızı ile uyumlu olacağını belirlenebilir.  İkinci alternatif “sürdürülebilinir büyüme hızı” olarak bilinir.

Yazı, büyümenin neden ek finansman ihtiyacı yarattığını konuyu önce şirket düzeyinde inceleyerek açıklıyor.  Türkiye büyüme tecrübesinin niçin carı açık sonucu yarattığı konusunu inceledikten sonra, yazı Türkiyenin geçmişte dış finansman ihtiyacını nasıl karşılamış olduğunun analizini yapıyor. Bu analiz ülkenin gittikçe sağlıksız finansman kaynaklarını kullanmakta olduğunu gösteriyor. Dış finansman konusu ülkenin en önemli kırılganlık noktasını oluşturmakta.  Fed’n geniş para politikasına yakında son verecek olması durumu, küresel risk iştahının kurumuş olduğu gerçeği, ve ‘faiz lobisi’ boyutlu retorik ile birleştirildiğinde Türkiyenin diş finansman konusunun ne kadar kritik olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.

Nitekim 2 ay gibi kısa zamanda gösterge faizi %4.61’den %9.11’e, ve 10 yıl vadeli hazine bonosu faizi ise %6.22’den %9.31 seviyesine çıkmış vaziyette. Ek olarak bu sürede TL’deki değer kaybı %8, Borsanın kaybı ise %23.1 civarında gerçekleşti.

Yazının tümü için lütfen şu link’e tıklayın:  http://t24.com.tr/yazi/basarili-bir-buyume-politikasi-icin-ne-yapilmali/7171

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 




































 

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 


No comments:

Post a Comment