Saturday, 9 March 2013

TEŞVİK PAKETİ CARİ AÇIK PROBLEMİNİ ÇÖZEMEZ

 

 
TEŞVİK PAKETİ CARİ AÇIK PROBLEMİNİ ÇÖZEMEZ
 

Prof. Dr. Vefa Tarhan
 
 
 
Faiz ve döviz değerlerinin yüksek ve düşük olduğu dönemlerde bile cari açığın, üstelik çığ gibi büyüyerek devam etmesi, bu problemin çözümünün standart makro politikalararının ötesinde olduğunu, yapısal bir yaklaşımın gerektiğini göstermekte.  Hükümet de aynı sonuca varmış olmalı ki Haziran 2012'de çözüm için yapısal nitelikli olduğunu sandığı ve bir ithalat ikamesi politikasını temsil eden oluşturduğu Teşvik Paketi politikasını uygulamaya koydu.  Ancak, İş dünyası ve medya tarafından Türkiyede ender görülen derecede yaygın olarak desteklenmesine rağmen, bu yazıda söz konusu politikanın problemi çözemeyeceğini detaylı olarak açıklıyorum. Her şeyden önce, paket istenilen sonuçları verse bile en fazla 'geçici' olan, bu nedenle devamlı olarak yenilenmesi gereken bir program olduğu için 'yapısal' bir yaklaşımı temsil etmemekte.
Ayrıca, paket negatif dişsallıkları da içeriyor. Bunların en zararlısı subvansiyonların, ekonomilerde  kaynak dağılımını en verimli olarak gerçekleştiren relatif fiyat mekanizmasına müdahele etme nitelikleri olduğu için, kaynak dağılımının verimini düşürücü olması. Bu açıdan, paketin yapılacak yatırımın niteliğine, hangi bölgede olduğuna, subvansiyonların niteliğinin ve niceliğinin farklılığı vs. gibi  detayları 'programın çok dikkatli olarak hazırlanmış olduğu' şeklinde yorumlanmakta. Ancak, gerçekte tüm bu detaylar relatif fiyat mekanizmasının işlemesine değişik bir darbeyi temsil ettiği için, benim görüşümce, basit bir subvansiyon politikasına oranla kaynak dağılımını daha da verimsiz hale getiriyor.
Sadece eleştirilerin üretken olduğuna inanmadığım için bir sonraki yazımda cari açık denkleminin ithalat yerine ihracat değişkenine odaklanan bir yapısal önerimin detaylarını paylaşacağım. Bu önerimin cari açığı daraltma konusunda başarılı olma şansını yüksek buluyorum.  Önerimin cari açığa 'kalıcı' bir çözüm getirmesinin ötesinde ekonomi için çok olumlu olan başka özellikleri de var. Bu yazımda ülkenin mukayeseli avantajı olduğuna inandığım sektörlerini belirliyor, ve bu sektör ürünlerinin destek politikasının kaynak dağılımını olumsuz olarak etkileyen subvansiyonlar yerine, zaten devletin yapması gereken alt-yapı yatırımlarını içerdiğini açıklıyorum.  
Bu yazının link'i:     
 

No comments:

Post a Comment